Türkiye’nin modern bir ulus devlet olarak tarih sahnesine çıkışı, salt bir coğrafya savunması değil, köhneleşmiş kurumsal yapıların tasfiyesini hedefleyen bütünsel bir akıl yürütmeydi. Bu kurucu aklın en keskin kararları olan 3 Mart 1924 Devrimleri, devleti kişisel ihtirasların, dinsel istismarın ve